Seni Hiç Unutmadan Yaşlanan Yalnızlığım

Seni Hiç Unutmadan Yaşlanan YalnızlığımYalnızlık

Tanırdım seni küçük kız
Hani ben daha çocukken
Sabahların soğuk gölgelerinden kaçıp
Ilık güneşlere sığınarak birlikte giderdik okulumuza
Hatırlıyormusun nasıl da coşkulu
Ve ciyak ciyak koşardık zille beraber
Top oynar, ip atlardık sonra
Hani o küçük yazılılarda nasıl da atardı
Yüreğimiz pır pır
Hatırlıyormusun ‘ANNE’ kelimesini
Büyük harfle yazdığın için
Kırık not aldığın günü
Küçük ‘ANNESİZ’ kız
O sonbahar günü uçuşuyordu
Yine güneşli saçların
Hep aklımda kaldığı gibi
Yeniden bulutlanmıştı gökyüzü gözlerin
Ardından gelen sağanağın habercisi
Annemin seni her öpüşünde
Ağladığın gibi.
O ayyaş baban her dövdüğünde
Bize kaçardın hatırlıyormusun
Tombala oynardık, evcilik salatası bile
Yapardık bazen tarifi ikimizin sırrı
Sonra bir büyümeler aldı bizi
Ayırdı küçücük mutluluklarımızdan
Seni o adama verdiler
Bizi bize çok gördüler
Hatırlıyormusun arabaya binip
Gittiğin o günü
Bembeyaz gelinlikle
Mezara gider gibi
Hani baktık birbirimize de konuşamadık
Kelimeler mantar gibi tıkandı boğazımıza
Sonra sen gittin gök gözlerinde
Yine aynı sağanakla
Ben büyüyen yalnızlığımda
Seni hiç unutmadan.
Bende hep
Gökyüzü gözlü, güz saçlı
Küçük kız kaldın
Şöyle bir düşündüm de
Ne çok yaşlar akmış
Senden sonra gözlerimden
Oysa hiç kuruyup gitmesin istemiştim
O gün ki yaşlarım tenimden
Şimdi buruşuk yapraklar gibi
Ağır ağır iniyorum hayat merdivenini
Kara tren yaklaşıyor son durağına
Yıllar kırağı mı çaldı ne solgun saçlarıma?
Artık ulaşıyorum özlemle hayatın anası toprağa
Yaşlanan yalnızlığımda seni hiç unutmadan.Bursa-1990
This entry was posted in Şiir. Bookmark the permalink.

Comments are closed.